Son Dakika Haberleri

Hep faydalı diye içiyorduk ama

Mis gibi Anadolu kokar sofralarımızdan eksik olmayan tarhana çorbası. İçen herkese kaşık kaşık lezzet ve sağlık sunar bu lezzetli çorba. Eğer ki ocakta kaynayan bir tarhana çorbası varsa o evdekilerin sırtı yere gelmez derlerdi büyüklerimiz.

Özellikle kış aylarında sofralardan eksik olmayan tarhana çorbası, Anadolu, Balkanlar ve Orta Asya gibi geniş bir coğrafyada çeşitli yapım şekilleriyle görülen bir çorbadır. Oldukça sağlıklı olduğu bilinir.
Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Ermenistan, Bosna Hersek gibi ülkelerde yapılan tarhana çorbası Orta Asya’dan bu topraklara kadar yayılmış bir çorbadır.

Tarhana çorbası Orta Asya’dan Osmanlı döneminde Saray mutfaklarına taşınmış, yüzyıllar boyu sabah kahvaltılarında ve yemeklerden önce içilmiştir.

Bin bir emekle yaz aylarında hazırlanan tarhana kış aylarında sofralarımızı süslüyor. Tarhana çorbasıyla ilgili İHA’ya konuşan bir uzman tartışma yaratacak bir iddiada bulundu.
Anadolu mutfağının vazgeçilmezi tarhana çorbası bebeklerin ilk ek çorbalarından biridir Tarhana çorbası, içerdiği domates, yoğurt , biber sebebiyle besleyici olduğunun akla getirir. Uzman Diyetisyen Işın Sayın ise tarhana çorbasıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı.

Uzman Diyetisyen Işın Sayın içerisinde un barındıran tarhana çorbasıyla ilgili, “Evet, tarhanada domates ve yoğurt vardır, ancak beyaz un o kadar baskındır ki; 1 çorba kaşığı tarhanaya karşılık 1 su bardağı su bile bazen az gelir. Gerçekçi olmak gerekirse yararlı içerikten çok, beyaz unun sakıncalarından söz etmek mümkün. Herkesin ezbere söylediği bir bilgiyi yıkmak zordur. Ancak tarhanayı daha sağlıklı hale getirmek için beyaz una biraz yakından bakmak gerekiyor.

Düşünün ki; buğday tanesi kabuk, liflerinden, tüm faydalı kısmından ve hatta ruşeyminden ayrıştırılıyor, dövülüp öğütülüyor. İçine beyazlatıcı kanserojen bileşikler ekleniyor.

Böylece beyaz un elde ediliyor. Toplumda insulin direnci ve hipoglisemi sorunu çok yaygın. Bu hastalıkların tedavisine eklenen ilaçlar (oral antidiyabetikler ve/veya akarbozlar) beyaz un ile buluşunca; tedavi edici etkisi ortadan kalkıyor, ilaçların yan etkileri hortluyor. Dahası, ‘tatlıyı bıraktım, sakinleştim’ deseniz bile beyaz undan elde edilen bir çorba sinsice tatlı tat bile vermeden, kan glukoz seviyenizi olumsuz etkiliyor” dedi.

“HASTALARA TARHANA ÇORBASI VERMEYİN”

Nekahat dönemindeki hastalara verilen çorbalardan biri olan Tarhanayı geleneksel yöntemlerle pişirdiğinizde, çorbayı içtikten sonra bir takım rahatsızlıklar görülebileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Işın Sayın, “Toplumda geniş sayıda hastada, tarhanayı takip eden saatlerde: Aniden şiddetli acıkma, tatlı veya unlu mamül tüketme arzusu, tahammülsüzlük, uyku bozuklukları, esneme nöbetleri, halsizlik, zihinsel bulanıklık, odaklanma güçlüğü, sinirlilik, duygusal hassasiyet ve alınganlık, öfke kontrolünün elden çıkması gibi reaktif hipoglisemi ile uyumlu belirtiler de beraberinde hortlayabiliyor.

Reaktif hipogliseminizin ne kadar şiddetli olduğuna bağlı olarak bu belirtilerin bir kısmı ortaya çıkabilir. Sadece insulin direnci ve hipoglisemide yanlış bir çorba değildir tarhana ve beyaz unlu çorbalar. Adet düzenleyici, antidepresan, kortizonlu ilaç tedavisi, menapoz ve polikistik over sürecindekiler için de, yatan hareketsiz hastalar için de, beyaz unlu çorbaların; ilgili durumlarla uyumsuz kimyaya sahip olduğu tartışılmazdır. Bebek ve çocuklar açısından da, besleyici değerinin yetersiz olduğunu söylemek zorundayım” diye konuştu.

“El emeği göz nuru tarhanalarımızı çöpe mi atacağız dediğinizi duyar gibiyim” diyen Uzm. Dyt. Işın Sayın “Elbette ziyan etmeden kurtarabiliriz. Beyaz unun kanda glukoza dönüşerek istenmeyen sonuçlara neden olmasını önlemek , geciktirmek, besin kalitesini artırmak üzere, kullanabileceğimiz ilave malzemeler ve pişirme tekniği geliştirebiliriz” ifadesini kullandı.

Sayın tarhana çorbasının nasıl pişirilmesi gerektiğini şöyle anlattı:

“Çok derin tencereye malzemeleri rastgele üst üste ekleyin ve el blendırından geçirip karıştırarak kaynatın. Piştikten sonra kaseye koyup üzerine 1 tatlı kaşığı ruşeym ekleyin. Ruşeymi pişirerek besin değerini düşürmeyin. İşte eklemeniz gerekenler: 1 çorba kaşığı kepek / tam buğday / tam çavdar unundan biri, 4 çorba kaşığı el yapımı toz tarhana, 5 su bardağı içme suyu , 1 çorba kaşığı yoğurt, 1 çay bardağı süt, 1 çorba kaşığı tepeleme kuru nane, 2 çorba kaşığı tereyağı,1 çorba kaşığı zeytinyağı,1 çorba kaşığı tuzsuz kırmızı biber salçası,1 çorba kaşığı tuzsuz domates salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı ucuyla kimyon.”

KARŞI ÇIKANLARDA VAR

Uzman Diyetisyen Işın Sayın ”hastalara tarhana çorbası vermeyin” dese de bu görüşe karşı çıkanlarda var. Araştırmacılara göre tarhana çorbasının bilinmeyen faydaları şu şekildedir.

Şeker hastalığına karşı faydalıdır.
Sindirim sistemine iyi gelir.
Tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.
Kemikleri güçlendirir.
Yorgunluğa iyi gelir.
Cildi ve saçları güzelleştirir aynı zamanda da korur.
Bebeklerin beslenme ihtiyacını karşılar. Kaynak:=posta.com.tr

Sonra ki Sayfa !!!

Okumaya devam etmek için yukarıda ki görsele t'klay'n ve ilerleyiniz >>>
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hep faydalı diye içiyorduk ama

Mis gibi Anadolu kokar sofralarımızdan eksik olmayan tarhana çorbası. İçen herkese kaşık kaşık lezzet ve sağlık sunar bu lezzetli çorba. Eğer ki ocakta kaynayan bir tarhana çorbası varsa o evdekilerin sırtı yere gelmez derlerdi büyüklerimiz.

Özellikle kış aylarında sofralardan eksik olmayan tarhana çorbası, Anadolu, Balkanlar ve Orta Asya gibi geniş bir coğrafyada çeşitli yapım şekilleriyle görülen bir çorbadır. Oldukça sağlıklı olduğu bilinir.
Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Ermenistan, Bosna Hersek gibi ülkelerde yapılan tarhana çorbası Orta Asya’dan bu topraklara kadar yayılmış bir çorbadır.

Tarhana çorbası Orta Asya’dan Osmanlı döneminde Saray mutfaklarına taşınmış, yüzyıllar boyu sabah kahvaltılarında ve yemeklerden önce içilmiştir.

Bin bir emekle yaz aylarında hazırlanan tarhana kış aylarında sofralarımızı süslüyor. Tarhana çorbasıyla ilgili İHA’ya konuşan bir uzman tartışma yaratacak bir iddiada bulundu.
Anadolu mutfağının vazgeçilmezi tarhana çorbası bebeklerin ilk ek çorbalarından biridir Tarhana çorbası, içerdiği domates, yoğurt , biber sebebiyle besleyici olduğunun akla getirir. Uzman Diyetisyen Işın Sayın ise tarhana çorbasıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı.

Uzman Diyetisyen Işın Sayın içerisinde un barındıran tarhana çorbasıyla ilgili, “Evet, tarhanada domates ve yoğurt vardır, ancak beyaz un o kadar baskındır ki; 1 çorba kaşığı tarhanaya karşılık 1 su bardağı su bile bazen az gelir. Gerçekçi olmak gerekirse yararlı içerikten çok, beyaz unun sakıncalarından söz etmek mümkün. Herkesin ezbere söylediği bir bilgiyi yıkmak zordur. Ancak tarhanayı daha sağlıklı hale getirmek için beyaz una biraz yakından bakmak gerekiyor.

Düşünün ki; buğday tanesi kabuk, liflerinden, tüm faydalı kısmından ve hatta ruşeyminden ayrıştırılıyor, dövülüp öğütülüyor. İçine beyazlatıcı kanserojen bileşikler ekleniyor.

Böylece beyaz un elde ediliyor. Toplumda insulin direnci ve hipoglisemi sorunu çok yaygın. Bu hastalıkların tedavisine eklenen ilaçlar (oral antidiyabetikler ve/veya akarbozlar) beyaz un ile buluşunca; tedavi edici etkisi ortadan kalkıyor, ilaçların yan etkileri hortluyor. Dahası, ‘tatlıyı bıraktım, sakinleştim’ deseniz bile beyaz undan elde edilen bir çorba sinsice tatlı tat bile vermeden, kan glukoz seviyenizi olumsuz etkiliyor” dedi.

“HASTALARA TARHANA ÇORBASI VERMEYİN”

Nekahat dönemindeki hastalara verilen çorbalardan biri olan Tarhanayı geleneksel yöntemlerle pişirdiğinizde, çorbayı içtikten sonra bir takım rahatsızlıklar görülebileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Işın Sayın, “Toplumda geniş sayıda hastada, tarhanayı takip eden saatlerde: Aniden şiddetli acıkma, tatlı veya unlu mamül tüketme arzusu, tahammülsüzlük, uyku bozuklukları, esneme nöbetleri, halsizlik, zihinsel bulanıklık, odaklanma güçlüğü, sinirlilik, duygusal hassasiyet ve alınganlık, öfke kontrolünün elden çıkması gibi reaktif hipoglisemi ile uyumlu belirtiler de beraberinde hortlayabiliyor.

Reaktif hipogliseminizin ne kadar şiddetli olduğuna bağlı olarak bu belirtilerin bir kısmı ortaya çıkabilir. Sadece insulin direnci ve hipoglisemide yanlış bir çorba değildir tarhana ve beyaz unlu çorbalar. Adet düzenleyici, antidepresan, kortizonlu ilaç tedavisi, menapoz ve polikistik over sürecindekiler için de, yatan hareketsiz hastalar için de, beyaz unlu çorbaların; ilgili durumlarla uyumsuz kimyaya sahip olduğu tartışılmazdır. Bebek ve çocuklar açısından da, besleyici değerinin yetersiz olduğunu söylemek zorundayım” diye konuştu.

“El emeği göz nuru tarhanalarımızı çöpe mi atacağız dediğinizi duyar gibiyim” diyen Uzm. Dyt. Işın Sayın “Elbette ziyan etmeden kurtarabiliriz. Beyaz unun kanda glukoza dönüşerek istenmeyen sonuçlara neden olmasını önlemek , geciktirmek, besin kalitesini artırmak üzere, kullanabileceğimiz ilave malzemeler ve pişirme tekniği geliştirebiliriz” ifadesini kullandı.

Sayın tarhana çorbasının nasıl pişirilmesi gerektiğini şöyle anlattı:

“Çok derin tencereye malzemeleri rastgele üst üste ekleyin ve el blendırından geçirip karıştırarak kaynatın. Piştikten sonra kaseye koyup üzerine 1 tatlı kaşığı ruşeym ekleyin. Ruşeymi pişirerek besin değerini düşürmeyin. İşte eklemeniz gerekenler: 1 çorba kaşığı kepek / tam buğday / tam çavdar unundan biri, 4 çorba kaşığı el yapımı toz tarhana, 5 su bardağı içme suyu , 1 çorba kaşığı yoğurt, 1 çay bardağı süt, 1 çorba kaşığı tepeleme kuru nane, 2 çorba kaşığı tereyağı,1 çorba kaşığı zeytinyağı,1 çorba kaşığı tuzsuz kırmızı biber salçası,1 çorba kaşığı tuzsuz domates salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı ucuyla kimyon.”

KARŞI ÇIKANLARDA VAR

Uzman Diyetisyen Işın Sayın ”hastalara tarhana çorbası vermeyin” dese de bu görüşe karşı çıkanlarda var. Araştırmacılara göre tarhana çorbasının bilinmeyen faydaları şu şekildedir.

Şeker hastalığına karşı faydalıdır.
Sindirim sistemine iyi gelir.
Tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.
Kemikleri güçlendirir.
Yorgunluğa iyi gelir.
Cildi ve saçları güzelleştirir aynı zamanda da korur.
Bebeklerin beslenme ihtiyacını karşılar. Kaynak:=posta.com.tr

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA